‘1-Hadis Tarihi’ Kategorisi için Arşiv

Zabt Ve Tesbitte Mühim Bir Prensip: Asla Uygunluk.

Zabt Ve Tesbitte Mühim Bir Prensip: Asla Uygunluk. Zabt faaliyetlerinde en mühim husus doğruluktur. Yani Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in sünnetini olduğu gibi zabtetmektir. Sözlerine bir kelime ilave etmeden veya tek kelime eksik bırakmadan, ağzından her ne çıkmışsa olduğu gibi öğrenmek ve öylece öğretmek, her ne yapmışsa tam olarak görüp olduğu gibi anlatmaktır. Hz. Peygamber (aleyhisselâtu [...]

Okumaya devam et »

9- Elçi Ve Memurlar

9- Elçi Ve Memurlar Sünnetin neşr ve tesbitinde Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in gönderdiği elçi ve memurları da hatırlatmada fayda var. Bunlar sıradan mü’minler olmayıp, çoğunlukla okuma-yazma bilmek, gittiği memleketi daha önceden tanımak, gönderilen kişi ile dostluk ilişkisi bulunmak, ilim-fıkıh sâhibi olmak, yakışıklı olmak gibi bir takım mümtaz vasıfları bulunan kimselerdi. Taşra vilâyetlere gönderilen memurlar valilik, [...]

Okumaya devam et »

8- İhtida Heyetleri

8- İhtida Heyetleri Nasr Suresi’nde, önceden haber verilmiş olan, Mekke’nin fethiyle başlayacak olan kitleler halinde İslâm’a girme hadiseleri de sünnetin yayılmasında fevkalâde müessir olmuştur. Zira, Mekke’nin fethedilmesinden sonra, her taraftan kabîleler Medîne’ye heyetler göndererek, müslüman olmak ve Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’le anlaşmak üzere harekete geçmişti. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), anlaşma yapmak üzere kabilelerini temsilen gelen heyetleri [...]

Okumaya devam et »

7. Veda Haccı

7. Veda Haccı Tıpkı, Tebük Seferi gibi, Veda Haccı da çok sayıda müslümanın bir araya gelip kaynaştığı ve Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ı; görme, dinleme imkânı bulduğu önemli bir fırsat olmuştur. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) bu esnada İslâm’ın ana umdelerinden biri olan Hacc ibâdetinin bütün menâsikini öğretmekle kalmamış, o büyük kalabalığa İslâm’ın getirdiği pek çok hukukî ve [...]

Okumaya devam et »

6- Gazveler

6- Gazveler Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in gazvelere iştiraki, sünnetin tesbit ve neşrinde ihmâli mümkün olmayan bir yer tutar. Zira bu gazveler hem sayıca çoktur (27 adet), hem de gazvelere çok sayıda ve değişik kabilelerden insan iştirak etmekte idi. Gazvelere iştirak edenler, sadece Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ı görmek, dinlemek, müşkillerini kendisine arzedip çözüm almakla kalmıyor, her zaman [...]

Okumaya devam et »

5- Yazılı Vesikalar

5- Yazılı Vesikalar Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in sünnetinin zabtında yazılı vesikaların da büyük rolü olmuştur. Çünkü Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın risalet ve siyâset hayatında yazının büyük yeri vardır. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) sadece Kur’ân-ı Kerîm’in yayılmasında yazıya yer vermemiş, başka maksatlarla da yazıya başvurmuştur: Sulh anlaşmaları, ittifak anlaşmaları emânlar, krallara mektuplar, vasiyetnâme, alım-satım vesikası, nüfus sayımı, askere [...]

Okumaya devam et »

4- Ümmühâtu’l-Mü’minîn’in Rolü

4- Ümmühâtu’l-Mü’minîn’in Rolü Sünnetin geniş çapta zabt ve tesbitinde Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın muhterem zevcelerinin rolünden ayrıca söz etmek gerekir. Zira kadınlar ve âile hayatıyla ilgili pek çok mesele onlar tarafından rivayet edilmekten başka, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın ev içerisinde geçen ve aile dışında kalan, erkeklerin girmesi mümkün olmayan hususî yaşayışı ile alâkalı pek çok durumlar onlar [...]

Okumaya devam et »

3- Sahabelerle İlgili Âmiller

3- Sahabelerle İlgili Âmiller: Sünnetin zabt ve tesbitinde Ashâb (radıyallahu anhüm ecmain)’in rolünü ayrıca belirtmemiz gerekir. İslâm Dini’ne Ashâb neslinin her husustaki hizmetleri mümtaz bir yer tutar: Fetihte, ilimde, örnek yaşayışta, Kur’ân’ın tefsirinde, hukukun tedvîninde, devletin teşkîlatlanıp içtimâî müesseselerin kurulmasında vs; işte, sünnetin zabt ve muhâfaza hizmetinde de Cenâb-ı Hakk, en büyük payı kendilerinden razı [...]

Okumaya devam et »

f) İlme Teşvîk

f) İlme Teşvîk: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in; ilme olan teşvikleri de sünnetin öğrenilmesinde, öğretilmesinde büyük rol oynamıştır. Zira başlangıçta “ilim” kelimesi yaygın şekilde “sünnet” ve “hadîs” kelimesi yerine kullanılmıştır. Bu sebeple eski metinlerde geçen ilim için seyahat tabiriyle hadîs dinlemek için yapılan seyahat kastedilir. Keza tâlibu’l-ilm tabirinden de ekseri durumlarda tâlibu’l-hadîs anlaşılır. Öyle ise Kur’ân [...]

Okumaya devam et »

e) Suffe Mektebi’nin Tesîsi

e) Suffe Mektebi’nin Tesîsi: Sünnetin tesbîtinde son derece müessir nebevî tedbirlerden biri, Mescid’in içinde bir nevi yatılı mektep olan Suffe’nin tesîsidir. Çoğunluğunu muhâcirlerin teşkil ettiği bekar ve kimsesiz müslümanlar gece ve gündüz devamlı burada kalır, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ı dinler, Kur’ân ve yazı öğrenir, boş vakitlerinde hep ilim ve zikirle meşgul olurdu. Çok hadîs rivâyetinde ismi [...]

Okumaya devam et »

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.